Geylan eyaleti ve Geylan halkı

[adinserter block=”4″]
[adinserter block=”2″]

Geylan İranın kuzeyinde, hazarın kıyısında yerleşen bir eyaletidir. Şeyh Abdulkadir-i Geylani hazretlerinin doğduğu yerdir. Eyaletin adı Farsça’da Geylan’dır ve Türkçede en yaygın kullanımı budur.  İranın otuzbir eyaletinden biridir ve farsçada Ostan-ı Geylan denir. Batı dillerindeki metinlerden Türkçeye  yapılan çevirilerde Gilan diye de zikredilmektedir. Eyaletin Azerbaycana sınırı bulunmaktadır.

Eyaletin başkenti Reşt şehridir. Diğer başlıca şehirler Astara, Astane-i Eşrefiyye, Fumen, Lahican, Lengerud, Masule, Mencil,  Şeft, Rudser (Rudsar) , Rudbar, Heştper, Suvme Sara’dır. Eyaletin başlıca limanı Bender-i Enzeli (eski adı Bender Pehlevi)’dir.

Gilan nemli subtropikal iklima sahiptir. İranın en fazla yağmur alan bölgesidir. Başkent Reşt dünyada  “gümüş yağmurlar şehri” diye bilinir, İranda ise “yağmur şehri” diye anılır. Eyaletin büyük bir kısmı dağlık, yeşillik ve ormanlıktır. Hazar denizinin sahil düzlükleri pirinç tarlalarına ayrılmıştır. Çay, tütün, ipekçilik, zeytin, narenciye başlıca tarımsal faaliyetlerdir. Tektstil, gıda sanayi vardır. Balıkçılık ve  el sanatları diğer geçim kaynaklarıdır.

Ardeh-village-Gilan-3-HR

Demografi ve etnik durumu

Geleneksel giysilerle Gilan kadınları

Geleneksel giysilerle Gilan kadınları

Eyaletin nüfusu üç milyon civarıdır. Demografik olarak Geylan’ın en büyük etnik gurubu Gileklerdir. Diğer etnik gruplar Azeri türkleri, Gürcüler, Ermeniler, Çerkezler, Talışlar, Tatlar, Kürdler, Türkmenler, Yunanlılar, Farslar, Yahudiler ve bazı göçebe (Sasani, Ağacani vd) topluluklardır. Gileklerin dili Gilekçedir. Tarihen Taberani dili diye bilinenen Mazandaran dili ile çok yakın bir dildir. Üç milyon insan birinci ya da ikinci dil olarak Gilekçeyi konuşmaktadır. İkinci en büyük etnik grup Azeri Türkleridir. Eyalete yoğun Azeri göçü eyalette Türkçe kullanımını arttırmıştır.

Çay toplayan Geylanlılar. Resmin altında Of/Trabzon yazsak kimse şüphe etmez.

Çay toplayan Geylanlılar. Resmin altına Of/Trabzon yazsak kimse şüphe etmez.

Bölge halkı tarihen ve konum itibarı ile hem kafkas halklarına hemde iran halkları ile irtibatlı olmuştur. Gilek dili iran dilleri ailesinden olmasına rağmen Kafkas dilleri ile belirli tipolojik özellikleri paylaşır. Bu durum başka iran dillerinde gözükmez. Genetik yapılarında da Güney Kaskas halklarıyla ortak özellik taşıdıkları kimi araştırmalarda geçmektedir. Bölgeye Safavi, Afşar ve Kaçar hanedanları dönemlerinde yoğun şekilde Güney ve Kuzay kafkas halkları yerleştirilmiştir. Bu halkların torunları hala bölgede yaşamaktadır.

Videoyu yayınlayanın notu:
“Reyhan mavi gözlü yanakları al renginde bir Gilek kızıdır. Bir gün koyunları otlatırken sürüye kurt saldırır ve Reyhan koyunları kurtarmaya çalışırken suya düşer ve Irmak onu Hazar Denizine götürür. Köylüler her ne kadar onu bulmaya çalışsalar da Reyhan’ın ayakkabısı ve yağlığından başka bir şeyi bulmazlar. Kızının ölümüne inanamayan acılı anne 50 yıl deniz kenarında kızını bekler. Bu hikaye dilden dile dolaşır, sineden sineye nakledilir ve böylece “Deniz kızı reyhan” sonsuzlaşır.
İran’ın kuzeyindeki Gilan Yöresi doğası, yemyeşil ormanları ve deniziyle tam anlamıyla Karadeniz’i anımsatır. Gilek dilini anlamak anadili Farsça olanlar için de çok zordur, onun için bazı bölümler çevirilmemiştir. Sanırım pek çevirmeye de gerek yok, duyguları dokunan ağıtın dili her millette aynıdır, ayrılık ve gözyaşından başka bir şey içermez ağıt şarkıları!”

[adinserter block=”4″]
[adinserter block=”3″]